“Bütün bunlar olurken bir gün gelir; yazmak istemişsin de hep, sanki ellerini bağlamışlar gibi hissedersin. Oda soğuk gelir; bürünmek, örtünmek dürtüsüyle bir kalem bir kağıda sarılırsın onlarsız donacakmışsın gibi. Sonra durursun, düşüncelerin parazitlenir bir anda. İşte eylemsizlik, tatlı tatlı yayılır bedenine. Bir saniye sonrasına tamah ederek kalırsın oturduğun yerde.
Başını tekrar doğrulttuğunda, artık yazmak fikri tiksinti verir sana.
— Bunu dört yıl önce yazmışım. Hayal meyal hatırlıyorum, yazının son kısmıydı bu. Keşke tamamını bulabilseydim, körelmişim resmen.



